
“Kalabalık yalnızlar” kalabalıklaşıyor
2024’ün Aralık ayında TDK yılın kelimesi/kavramını belirlemek için bir anket başlatmış ve “Kalabalık Yalnızlık” da ankette yer almıştı. Yaklaşık 1 milyon kişinin katılımıyla sonuçlanan ankette yılın kavramı seçilmişti “Kalabalık Yalnızlık”. Kavramın psikolojik olarak temas ettiği noktalar bir kenara, ülkede yaşanan demografik değişim de bir biçimiyle kalabalıklar içerisinde yalnızlaştığımızı gösteriyor. Öyle ki Enstitü Sosyal’in Ocak 2024’te gerçekleştirdiği rapor Türkiye’de yalnız yaşamın yükseldiğine işaret ediyor ve bu işareti verirken de TÜİK rakamlarına referans veriyor… Peki, tüm bu dönüşüm “Türkiye’de Tek Kişilik Hanehalklarının Profili”ni nasıl şekillendiriyor? Dahası bu dönüşüm pazarlama evreni için ne ifade ediyor?
Ülkenin uzunca zamandır içinden geçtiği ekonomik kriz pek çok araştırma sonucuna yansıyor ve ailelerin kalabalıklaşıp çekirdek ailelere aile büyüklerinin de eklemlendiğini ve daha kalabalık hane profilleri oluşturduğunu gösteriyor. Ancak bir de spektrumun diğer ucu var ki orada da Türkiye’de tek kişilik hanehalklarının sayısının giderek arttığını görüyoruz.
Enstitü Sosyal’in Ocak 2025’te yayımladığı rapora göre, son 10 yılda tek kişilik hanehalklarının oranı yüzde 13,9’dan yüzde 19,7’ye yükselerek toplamda 5,2 milyona ulaştı. Bir başka deyişle her 5 daireden birinde tek kişilik bir hayat sürülüyor.
Peki neden tek kişilik hanelerin sayısı artıyor?
Bu eğilim; küresel düzeyde geç evlilik, boşanma oranlarının yükselmesi, bireyselleşme, kentleşme ve ekonomik dinamiklerle ilişkili. Türkiye’de ise doğurganlık oranındaki düşüş, göç hareketleri ve değişen sosyal normlar, tek kişilik hanelerin yaygınlaşmasını hızlandırıyor.
İstatistiksel olarak da görülüyor ki; evlilik yaşının yükselmesi, boşanma oranlarının artması tek kişilik hanelerin sayısını artırırken, bireyselleşme eğilimi de burada sosyolojik bir etken olarak karşımıza çıkıyor.
Demografik ve coğrafi dağılım
- Yaş ve cinsiyet: Genç erkekler eğitim ve iş için bağımsız yaşamayı tercih ederken, kadınlarda yalnız yaşama eğilimi yaş ilerledikçe artıyor.
- Bölgesel farklılıklar: Büyükşehirlerde ve Batı bölgelerinde tek kişilik haneler daha yaygınken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da oran daha düşük. Göç dinamikleri bu farklılığı şekillendiriyor.
Ekonomik ve sosyal sonuçlar
Raporda; tek kişilik hanehalklarının büyük bir kısmı iş gücüne katılıyor olsa da asgari ücretin altında gelir elde edenlerin sayısının artışı özellikle vurgulanıyor. Konut sahipliği, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal güvenlik gibi faktörler, bu bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.
Daralan bütçelerse bireylerin sosyal izolasyonuna doğrudan işaret ederken, ev içi aktiviteler ve eğlencelerde artış gözlemleniyor.
Marka evreni tek kişilik haneleri nasıl yorumlamalı?
Tek başına yaşayan bireylerin tüketim alışkanlıkları kuşkusuz geleneksel aile yapısına sahip hanehalklarından farklılık gösteriyor. Daha küçük porsiyonlu gıda ürünleri, pratik/hazır yemek çözümleri bu grup için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Tam da bu nedenle hızlı tüketim ürünleri ve gıda sektöründe daha küçük porsiyonlu ambalajlar ya da kilitli poşet gibi inovatif ambalajlı ürünlerle fark yaratmak mümkün.
Küçük metrekareli konutlara olan talep artıyor. Bu da kompakt ve çok işlevli mobilyalar, akıllı ev teknolojileri ve bireysel yaşamı kolaylaştıran ürünlere olan ilgiyi artırıyor. Hal böyleyken bu gruba yönelik hedefli iletişim stratejisi yürütmek sektörde farklılaşmak adına önemli bir adım olabilir.
Tek başına yaşayan bireyler, dijital eğlenceye (Netflix, Spotify, oyun platformları vb.) ve kişisel gelişime yönelik online kurslara daha fazla harcama yapıyor. Markalar, kişiselleştirilmiş içerikler ve bireysel kullanım odaklı abonelik modelleriyle bu segmenti hedefleyebilir.
Sonuç olarak
Tek kişilik hanehalklarının artışı, bireyselleşen tüketici alışkanlıklarını göz önünde bulunduran pazarlama stratejilerini zorunlu kılıyor. Markalar, daha kişiselleştirilmiş, pratik ve bireysel yaşamı kolaylaştıran çözümler sunarak bu segmentte rekabet avantajı yakalayabilir.