
“Sosyal girişimciliğin” etki alanı misli ile artarak yükseliyor
Hayatın doğal akışı içinde evrende var olan her şey kendi içinde bir bütünken, aynı zamanda kendinden daha büyük bir varlığın bütünlüğünü sağlayan bir tamamlayıcı parça da olabiliyor. Bu olgu fizikte “holon” diye tanımlanıyor. Bir örnekle açıklarsak; vücuttaki bir organın hem kendi başına bir bütün işlevi var hem de vücudun diğer organlarıyla işleyen bir başka bütüncül mekanizmanın parçası… Derinlikli ve bir o kadar da dolaylı girişin nedeni, beş yıldan bu yana gerçekleştirilen ve bakıldığında yarattığı katma değerle güçlü bir etkileşim yaratan İbrahim Bodur Sosyal Girişim Ödülü’nün ekosistemi ve projeleriyle interdisipliner bir modele dönüşerek üstel olarak büyüyor olması. Mayıs 2023’de rahmetli İbrahim Bodur’un ölüm yıldönümüne denk getirilecek olan ödül töreninin yedincisi yapılırken atölyeleri, çalıştaylarıyla büyük bir açıkhava festivaline dönüştürülecek.
“Sosyal girişimcilik nedir?” sorusundan, bini aşan sosyal projeye
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay’dan ilk 5 yılın değerlendirmesini ve önümüzdeki süreci dinliyoruz.
Sosyal girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla altı yıl önce hayata geçirilen, Kale Grubu’nun Kurucusu rahmetli İbrahim Bodur’un hayat felsefesini de ortaya koyan Sosyal Girişimcilik Ödül Programı geçtiğimiz 5 yılda 1.315 başvuru almış. Başvuruların yüzde 40’ı İstanbul’dan, geri kalan yüzde 60’ı ise Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş. 52 finalist arasından 17 proje ödül kazanmış.
Zeynep Bodur Okyay, Sosyal Girişimcilik Ödüllerinin bir bütün olarak görevini yaptığını düşünüyor ancak her bir projenin diğerleriyle etkileşerek daha büyük bir ekosistemi yaratacağına inandığını söylüyor.
Ödül töreninde 2021 kazananları geçen bir yıllık süreçte işlerinin nasıl büyüdüğünü sahnede anlatıyor. Etkileyici ve esinlendirici söylemler duyuyoruz.
İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü seçme kriterlerinden ödül mekanizmasına kadar kendi süreçlerini ihtiyaç ve gerekliliklere yanıt vermek üzere çevik bir yönetimle sürdürüyor. Başlangıçta üç kategoriyle başlayan İBSGÖ’leri 2018’den bu yana İş Birliği Kategorisiyle dörde çıkarılmış. Bu yıl dört ayrı kategoride 300’e yakın başvuru değerlendirilmiş.
Sosyal etkisi yüksek, kapsayıcı projeler öne çıkmış
2022’nin kazananlarının açıklandığı ödül töreni projedeki gibi bir tohum ekmek olarak metaforlanarak Sabancı Müzesi The Seed’te son kez yapıldı. Bu yılın dört kategoride kazananları ise şöyle:
Erken Aşama kategorisinde iklim krizi ve sürdürülebilirlik alanlarında çalışan, amaç odaklı bir tasarım stüdyosu olan “Esmiyor”;

İleri Aşama kategorisinde kadınların teknoloji alanında potansiyelini açığa çıkararak, yetenek ihtiyacını kapatmayı hedefleyen “Up School”;

İş Birliği kategorisinde kadın gücüyle döngüsel ekonomi yaratmayı amaçlayan “This Mana & Yargıcı”;

Gençlik kategorisinde ise sürdürülebilir çevre teknolojileri geliştiren “Biriktir” adlı sosyal girişimler ödüle değer bulundu.

Hayata Değer işler
Kale Grubu sosyal girişimciliği desteklemesinin yanı sıra gençlere verilen önemi gösteren Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi’ni (DİBA) kurmuş. Grubun Karaköy’deki ilk genel merkezi bugünkü adıyla Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nde ise sanatın birleştirici gücü öne çıkarılıyor.
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Attığımız kararlı adımlar bize her ne kadar gurur verse de geride kalan beş yılın muhasebesini yapmak istedik ve bir etki analizi ortaya koyduk. Bu analiz sürecinde, dokunduğumuz tüm paydaşlardan nasıl bir etki yarattığımızı duymayı, programın gelecek yıllarına ilham verecek verileri derlemeyi amaçladık” diyor.
Peki, beş yıllık çalışmanın bilançosu ne olmuş?
Finalist ve kazananların yarısı (yüzde 48), kurucusu ya da kurucularından en az biri kadın olan sosyal girişimlerden oluşuyor. Türkiye’deki sosyal girişimcilerin yüzde 55’e yakın bir kesiminin kadın girişimcilerden oluştuğu düşünülürse bu oran, programın kapsayıcılığı açısından da başarılı olduğunu gösteriyor.
“Sosyal girişimcilerin iş birliğine fırsat yaratacak ortamlara ihtiyacı olduğunu biliyoruz” diyen Zeynep Bodur Okyay, “Bu nedenle iş birliği kavramı üzerinde özellikle duruyoruz. İş dünyasıyla iş birliği, sosyal girişimciler arası iş birliği ve sivil toplumla iş birliği, en öne çıkan alanlar.
Diğer yandan, İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Programı bizim için salt bir ödül programı değil. Bu yılı da dahil ederek belirtmek gerekirse hem maddi hem ayni ve iç süreçlerimizde sağladığımız iş birliği fırsatlarıyla kazanan sosyal girişimcilere sağladığımız destek toplam 2 milyon TL düzeyinde.
Kazanan sosyal girişimlerin topluluğumuza girdikten sonra birlikte yarattığımız toplam ekonomik değerini ise 24,5 milyon TL olarak hesapladık.
Hayata Değer Buluşması, bunun en güzel ispatı olarak nitelenebilir. 2022 yılında ilk defa gerçekleşen “Hayata Değer” buluşması, 56 farklı sosyal girişimin desteğiyle 6 panel, 12 atölye ve yaklaşık 500 kişinin ziyaret ettiği bir platforma dönüştü. Hayata Değer Buluşması, ödül programının organik bir uzantısı olmakla birlikte, sosyal girişimcilik ekosisteminin baş rol oyuncuları tarafından el birliğiyle tasarlanmış yeni bir deneyim olarak da nitelenebilir. Zira, sosyal girişimciler, içeriğin oluşturulmasından atölyelerin yürütülmesine, erişilebilir mekan kurgusundan atıkların değerlendirilmesine her aşamada taşın altına ellerini koydular! Kendilerinin izinden gelecek gençlerin sosyal girişimcilik kavramıyla daha yakından tanışması için bizimle “birlikte, bir ilke” imza attılar.
Son olarak çok kısa bir süre önce imzasını attığımız bizi çok heyecanlandıran bir başka projemizden de bahsetmek istiyorum. AB Erasmus + (Plus) programı altında Kale Seramik Vakfımız ile yıl boyunca Büyükçekmece ilçe sınırları içerisindeki 50 öğretmene verilecek interaktif eğitimler aracılığı ile 2000 lise öğrencisinin erken yaşta sosyal girişimcilik kavramı ile tanışmasına öncülük edeceğiz. Önümüzdeki yılın konsantrasyon alanlarından birisi de liseler olacak.
Hayata Değer Buluşması, Dünyasına İyi Bakanlar Akademisi ve SEE YOU Projesi gibi sosyal girişimcilik odaklı toplumsal yatırımlarımız, gelecek beş yıla dair çerçeveyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Programın zaten kuvvetli olan etkisinin, önümüzdeki 5 yılda ‘topluluk yönetimini’ de devreye alarak katlanarak artması için çalışacağız.
Ashoka Türkiye ile başlayan sosyal girişimcilik projesi Impact Hub ile devam ediyor.
İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Programı sosyal etki bırakabilecek bir program olarak tasarlanmış. Programın geride kalan beş yılının muhasebesini çıkarmak için bir etki analizi hazırladıklarını açıklayan Zeynep Bodur Okyay, açıklamasına şöyle devam ediyor, “Etki analizi, bize, Kale Grubu ile iş birliğini kalıcı hale getiren ve ekosistemi güçlendiren sosyal girişimcilerin bilinirliklerini artırdıklarını ve etki alanlarını genişlettiklerini gösterdi. 5 yılda desteklediğimiz sosyal girişimcilerle birlikte, ekosistemde 24,5 milyon TL’lik katma değer yarattık. Katılımcılardan alınan geri bildirimler, programın giderek daha kapsayıcı ve güçlü olduğunu ortaya koyuyor.”
